Altın piyasası 7 Ekim 2026 Çarşamba gününe sınırlı kayıpla başladı. Türkiye’de gram altın 6 bin 558 TL seviyesinde işlem görürken, yatırımcılar ABD Merkez Bankasının eylül toplantısına ilişkin bugün açıklanacak tutanaklara odaklandı.
Ons altın 4 bin doların üzerinde
Günün ilk bölümünde ons altın 4.143,47 dolar seviyesinde fiyatlandı. Spot altın daha sonra yüzde 0,6 gerileyerek yaklaşık 4.138 dolara indi. ABD altın vadeli işlemleri de yüzde 0,5 düşüşle 4.164 dolar civarında seyretti. Doların güçlenmesi ve tahvil faizlerindeki yükseliş, değerli metal üzerinde baskı kurdu.
7 Ekim güncel altın fiyatları
Sabah saatlerindeki satış fiyatlarına göre gram altın 6.558,73 TL’den işlem görüyor. Çeyrek altın 10.773 TL, yarım altın 21.539 TL, tam altın 42.982,77 TL, Cumhuriyet altını 42.952 TL ve gremse altın 107.786,54 TL seviyesinde bulunuyor.
Ons altın ise günün ilk saatlerinde 4.143,47 dolar olarak kaydedildi.
Fed tutanakları piyasaların odağında
Altın yatırımcılarının gündemindeki en önemli başlık, Fed’in eylül toplantısına ait tutanaklar olacak. Reuters’ın aktardığı piyasa fiyatlamalarına göre ekim ayında yeni bir faiz artırımı olasılığı yaklaşık yüzde 20’ye gerilerken, aralık ayındaki faiz artışı beklentisi yüzde 87 civarında bulunuyor.
Faizlerin yüksek olması, getiri sunmayan altının fırsat maliyetini artırarak normal koşullarda fiyatları aşağı çekiyor. Ancak altının yüksek tahvil getirilerine karşın 4 bin doların üzerinde tutunması piyasada dikkat çekiyor.
Yüksek tahvil getirilerine rağmen talep sürüyor
Son dönemde altın ile tahvil getirileri arasındaki geleneksel ilişkinin kısmen zayıfladığı görülüyor. ABD ve diğer büyük ekonomilerde tahvil getirileri uzun yılların en yüksek seviyelerine yaklaşmasına rağmen altın 4 bin doların üzerinde kalmayı başardı.
Reuters’a konuşan merkez bankacıları; artan kamu borçlarının, jeopolitik risklerin ve rezerv çeşitlendirme ihtiyacının altın talebini desteklemeyi sürdürdüğünü belirtiyor. Altın, ocak sonunda ulaştığı yaklaşık 5.594 dolarlık zirvenin ardından belirgin biçimde gerilese de mevcut seviyelerde güçlü bir talep tabanı buluyor.
Merkez bankalarının 2026 alımı 720 ton bekleniyor
Merkez bankalarının talebi, altının yüksek faiz ortamındaki direncinin başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Metals Focus verilerine göre merkez bankalarının altın alımlarının 2026 yılında geçen yıla kıyasla yüzde 15 düşerek yaklaşık 720 tona gerilemesi bekleniyor.
Bu miktarın yine de 2022 öncesindeki seviyelerin üzerinde kalacağı öngörülüyor. Reuters’ın analizine göre özellikle gelişmekte olan ülke merkez bankalarının rezervlerini çeşitlendirmek amacıyla gerçekleştirdiği alımlar, altının tahvil faizleriyle geçmişteki ters yönlü ilişkisinin zayıflamasına katkı sağlıyor.
Metals Focus’tan 2027 için 5.330 dolar öngörüsü
Metals Focus, altının 2027 yılında ons başına ortalama 5.330 dolara ulaşmasını bekliyor. Kuruluş bu beklentisini kalıcı enflasyon baskıları, ABD’nin büyüyen bütçe açıkları, jeopolitik belirsizlikler ve yatırımcıların dolar bazlı varlıklara alternatif arayışıyla açıklıyor.
Söz konusu rakam bir piyasa tahmini niteliğinde bulunuyor ve altının gelecekte kesin olarak bu seviyeye ulaşacağı anlamına gelmiyor.
LBMA konferansında 5 bin dolar beklentisi
İtalya’nın Sorrento kentinde düzenlenen Londra Külçe Piyasası Birliğinin yıllık konferansındaki değerlendirmeler de altına ilişkin yükseliş beklentisinin devam ettiğini ortaya koydu. Katılımcıların ortalama tahmini, ons altının önümüzdeki 12 ay içinde yaklaşık 5.013 dolara çıkabileceği yönünde oldu.
Deutsche Bank altını orta vadede cazip buluyor
Deutsche Bank Metal Araştırmaları Başkanı Daniel Ghali, yatırımcıların altın pozisyonlarının düşük, piyasanın ise aşırı satıma yakın olduğunu belirterek mevcut seviyeleri orta vadeli yatırım açısından cazip gördüklerini söyledi.
Ghali, ABD 10 yıllık tahvil getirisinin yüzde 5’i aşmasına ve petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkmasına rağmen altının temmuz ayından bu yana yeni bir dip yapmadığına dikkat çekti. Deutsche Bank, satışların önemli bir bölümünün merkez bankaları ve kurumsal yatırımcıların talebiyle karşılandığını bildiriyor.
Banka ayrıca kısa vadede sert fiyat hareketlerinin sürebileceği uyarısında bulunuyor.
Emeklilik fonlarının portföylerinde altın payı
Altın, bireysel yatırımcıların yanı sıra büyük emeklilik fonlarının portföylerinde de yer almayı sürdürüyor. Dünya Altın Konseyinin incelediği fonlardan Hollanda merkezli Pensioenfonds PDN, yaklaşık 7,7 milyar euroluk portföyünün yüzde 5’ini altına ayırıyor.
ABD’deki Fairfax County emeklilik sistemlerinde altının oranı yaklaşık yüzde 3, İngiltere’deki Now: Pensions Master Trust’ta yüzde 2, Avustralya’daki NGS Super’da ise yüzde 3 düzeyinde bulunuyor.
Dünya Altın Konseyi, bu fonların altına yalnızca fiyat artışı beklentisiyle değil, enflasyon ve piyasa stresi dönemlerinde portföy çeşitlendirmek amacıyla yatırım yaptığını belirtiyor.
Londra’da altın vadeli işlemleri başladı
Küresel altın piyasasındaki önemli gelişmelerden biri de Londra’da yaşandı. New York Borsasının da sahibi olan Intercontinental Exchange, bu hafta Londra’da altın, gümüş, platin ve paladyum vadeli işlem sözleşmelerini işlem görmeye açtı.
Yeni sözleşmeler, Londra’daki günlük değerli metal açık artırma fiyatlarına bağlı olacak. Dünyanın en büyük fiziksel külçe piyasalarından biri olan Londra’da günlük tezgâh üstü altın işlemlerinin 180 milyar doların üzerinde olduğu belirtiliyor. ICE’nin hamlesi, yatırımcılara Londra piyasasında doğrudan vadeli işlem ve riskten korunma olanağı sunacak.
Altın piyasasında iki yönlü baskı ve destek
7 Ekim itibarıyla altın fiyatlarında iki farklı dinamik öne çıkıyor. Yüksek tahvil faizleri, güçlü dolar ve Fed’in yeni faiz artışlarını sürdürebileceği beklentisi fiyatları baskılarken; merkez bankası alımları, jeopolitik riskler, kamu borçlarına ilişkin endişeler ve kurumsal yatırımcı ilgisi altının 4 bin doların üzerinde kalmasına destek veriyor.
Bu nedenle piyasaların gözü bugün yayımlanacak Fed tutanaklarında olacak. Faiz artışlarının devamına ilişkin güçlü mesajlar dolar ile tahvil faizlerini destekleyebilir. Daha temkinli bir Fed görünümü ise altın üzerindeki kısa vadeli baskıyı azaltabilir.

