Kamuoyunda “fon krizi” olarak anılan sermaye piyasası soruşturması, 6 Ekim’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yoğun biçimde tartışıldı. Muhalefet denetleyici kurumları eleştirirken, AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın 7 Ekim Çarşamba günü Genel Kurulda bilgi vereceğini açıkladı.
Yılmaz, Fon Koordinasyon Kurulunu anlatacak
Anadolu Ajansı, Yılmaz’ın İçtüzük’ün 59’uncu maddesi kapsamında Meclis’i bilgilendireceğini aktardı. Zengin de sürece ilişkin “Fon Koordinasyon Kurulu” oluşturulduğunu belirtti.
Muhalefet milletvekillerinin mağdur sayısı, olayın boyutu ve parasal büyüklükle ilgili aktardığı rakamların siyasi iddia ve değerlendirme niteliğinde olduğu belirtildi. Soruşturmalar sürerken bu rakamların tamamını kesinleştiren nihai bir yargı kararı bulunmuyor.
Komisyonda fon soruşturması tartışıldı
İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısının başında dosyayı gündeme taşıdı. Usta, “Dünyanın gördüğü en büyük 2. milyar dolar cinsinden bir ponzi skandalı, milli gelir olarak bakarsak dünyada 1. sırada bir ponzi skandalıyla Türkiye çalkalanıyor.” ifadelerini kullandı.
Usta, gelişmelerin ciddi mağduriyetlere ve finansal istikrar bakımından risklere yol açabileceğini savundu. TCMB Başkanı Fatih Karahan’dan enflasyonun yanı sıra fon piyasasındaki gelişmeleri de değerlendirmesini isteyen Usta, SPK, BDDK ve Hazine ve Maliye Bakanlığının komisyonu doğrudan bilgilendirmesi gerektiğini söyledi.
Usta ayrıca Borsa İstanbul, Türkiye Varlık Fonu, MASAK, Takasbank ve Merkezi Kayıt Kuruluşu temsilcilerinin de komisyona gelmesini istedi. Milletvekili, “Büyük bir soygun, büyük bir vurgun konuşuluyor, Türkiye çalkalanıyor, milyonlarca insanı etkileyecek bir durum.” dedi.
Milletvekillerinden denetim çağrısı
YENİ Parti Antalya Milletvekili Cavit Arı, SPK ve BDDK başkanları ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in komisyona katılması gerektiğini savundu. TBMM kayıtlarında YENİ Parti Antalya Milletvekili olarak yer alan Arı, “Ülkemizde son dönemlerin en büyük vurgununu, fon vurgununu hep birlikte görüyoruz, izliyoruz. Şu an hepimizin gözleri önünde gerçekleşen bir konu var burada. Bu işin tabii ki asli sahibi iktidardır, hükûmettir, Cumhurbaşkanlığı sistemidir. Buradan yola çıkarak gelip önce komisyonu ve hatta Meclis’i bilgilendirmesi gereken Maliye Bakanı’dır. Bununla birlikte SPK Başkanı’nın, BDDK Başkanı’nın da gerek kendi yükümlülükleri gerekse bugün ülkede bu konuyla ilgili neler yaşandığının burada anlatılması ve toplumun bilgilendirilmesi gerekir.” diye konuştu.
Arı’nın iktidara sorumluluk yükleyen ifadeleri kendi siyasi değerlendirmesini yansıtıyor. DEM Parti Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç ise uyarılara rağmen yeterli denetim yapılmadığını savunarak bunun “bürokratik çürümenin çok ciddi” olduğunu gösterdiğini söyledi. Oluç, dosyanın Plan ve Bütçe Komisyonunda ayrıntılı şekilde ele alınmasını istedi. TBMM kayıtlarında Oluç’un DEM Parti Antalya Milletvekili ve Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi olduğu yer alıyor.
CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay da yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının araştırılması, sorumluların hesap vermesi çağrısında bulundu.
Karahan: Fon çıkışları çoğunlukla mevduata yöneldi
TCMB Başkanı Fatih Karahan, muhalefetin eleştirilerinin ardından fon piyasalarındaki son duruma ilişkin sunum yaptı. Karahan, “Son dönemde para piyasası ve benzeri fonlardan çıkışlar oldu. Ancak fonlardaki çıkışlar büyük oranda mevduata yöneldi. Mevduata yönelime para birimi kompozisyonunda baktığımızda TL tercihinin mevcut TL payı ile uyumlu olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla TL payı yatırım fonları dahil ve hariç olarak yüzde 61 seviyesinde kalmaya devam ediyor.” dedi.
Karahan, yurt içi ve yurt dışı piyasalardaki gelişmelerin ülke kredi risk primi ile döviz kuru oynaklığında sınırlı artışa neden olduğunu belirtti. Bireysel yatırımcıların döviz ve kıymetli maden satışlarının devam ettiğini de ifade etti.
Enflasyonda enerji kaynaklı baskı
Eylül itibarıyla yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 29,7 olduğunu hatırlatan Karahan, dezenflasyon sürecinin hız kaybetse de sürdüğünü söyledi. Bu yılki yavaşlamada jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatlarına etkisinin belirleyici olduğunu belirten Karahan, “Son aylarda ise başta motorin olmak üzere akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş belirginleşti” ifadelerini kullandı.
Karahan, akaryakıt fiyatlarındaki artışta ham petrolün yanı sıra küresel rafineri marjlarındaki yükselişin de etkili olduğunu kaydetti. Eşel mobil sisteminin küresel arz şoklarının yurt içindeki akaryakıt fiyatlarına yansımasını sınırlandırdığını belirten Karahan, TCMB hesaplamasına göre bu etkinin yaklaşık 16 puanla sınırlı kaldığını açıkladı. Etkinin benzin ve motorinde daha güçlü, LPG’de ise daha düşük olduğunu söyledi.
TCMB’den sıkı para politikası mesajı
Enflasyon beklentilerindeki iyileşmenin yıl başında öngörülen seviyeye ulaşmamasını risk olarak değerlendiren Karahan, ihtiyatlı para politikası mesajı verdi.
Karahan, “Bu nedenle, dezenflasyon konusundaki kazanımlarımızın devamını sağlamak için ihtiyatlı olmaya devam edeceğiz. Bu doğrultuda, fiyat istikrarı sağlanana kadar gerekli sıkı para politikası duruşunu kararlılıkla sürdüreceğimizi vurgulamak isterim. Zira, bir kez daha altını çizmek isterim ki, kalıcı fiyat istikrarının sağlanması, sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışı için ön koşuldur.” dedi.
Genel Kurulda araştırma komisyonu talebi
Plan ve Bütçe Komisyonunun ardından fon soruşturması TBMM Genel Kurulunda da ele alındı. Muhalefet partileri, olayın tüm yönleriyle incelenmesi için Meclis araştırma komisyonu kurulmasını istedi.
Özlem Zengin, yanlış yapanların siyasi görüşü ve makamı dikkate alınmadan yargı önünde hesap vermesi gerektiğini belirtti. Soruşturma tartışmalarında eski bakan ve AK Parti’li Fatma Betül Sayan Kaya’nın adının gündeme gelmesine ilişkin Zengin şöyle konuştu: “Bu konuda kim yanlış yaptıysa makamına bakılmaksızın hesap vermelidir. Bu insanlar soruşturmaya tabi tutulmalı, ifadeye çağrılmalıdır. Her birisi… Paranın çalanlardan geri alınarak bir an evvel mağduriyetin giderilmesi gerekiyor. Kim Türkiye’ye, partimize, insanımıza bu yükü getirmiş, bunu Devlet Denetleme Kurulu öğrenecek. İster kasten, ister savsaklamayla kim yanlış yapmışsa hukuk önünde hesap vermelidir. Bizler hiçbirimiz siyaseten bunun bedelini asla ödemek istemiyoruz. Hukuk önünde yapılması gerekenin takipçisi olacağız.”

