Son dönemdeki yükselişin ardından altın fiyatları, ABD’nin temmuz ayı enflasyon verisi öncesinde yatay bir seyir izliyor.
Dün 4.368 dolar seviyesinde günü tamamlayan ons altın, 12 Ağustos 2026 Çarşamba sabahında yaklaşık 4.400 dolar civarında işlem görüyor.
Ons altında haftanın en yüksek seviyesi ise 4.435 dolar olarak kaydedildi.
12 Ağustos güncel altın fiyatları
Günün ilk saatlerinde satış fiyatları şöyle:
Gram altın: 6.759,81 TL
Çeyrek altın: 11.028,00 TL
Yarım altın: 22.056,00 TL
Tam altın: 43.764,77 TL
Cumhuriyet altını: 43.936,00 TL
Gremse altın: 109.747,54 TL
Ons altın: 4.402,28 dolar
Gözler ABD enflasyon verisinde
Küresel piyasalarda yatırımcıların odağı ABD’nin temmuz ayı enflasyon verisine çevrildi.
Altın fiyatları birkaç gün süren yükselişin ardından veri öncesinde daha dengeli bir görünüm sergiliyor. Açıklanacak enflasyon rakamlarının ABD Merkez Bankası’nın faiz politikasına yönelik beklentiler üzerinde belirleyici olması bekleniyor.
Fed’e ilişkin faiz beklentileri, dolar endeksi ve tahvil faizleri altının yönünü etkileyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor.
Türkiye’de altın dünya fiyatının altına indi
Türkiye altın ve mücevher piyasasında ise dikkat çeken bir fiyatlama oluştu.
Geçmişte güçlü iç talep ve ithalat kısıtlamaları nedeniyle uluslararası piyasanın üzerinde fiyatlanan altının, bu kez iç talepteki daralma ve likidite sıkışıklığının etkisiyle dünya fiyatının altına indiği belirtildi.
Kilogram başına fiyat farkının eksi 300 dolara, gram altında ise yaklaşık 28 TL’ye kadar ulaştığı aktarıldı.
Verilere göre gram altının yurt dışındaki karşılığı 6.708 TL seviyesinde bulunurken, Türkiye’de 6.680 TL civarında fiyatlandı.
Yıldırımtürk: Likidite sıkışıklığı etkili
İstanbul Mücevherciler Kuyumcular ve Sarraflar Derneği Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Yıldırımtürk, iç ve dış piyasa arasındaki fiyat makasının tersine dönmesinde likidite sıkışıklığının önemli rol oynadığını belirtti.
Yüksek faiz nedeniyle TL cinsi yatırım araçlarının cazibesini koruduğunu ifade eden Yıldırımtürk, nakit ihtiyacı bulunan yatırımcıların ellerindeki altının bir bölümünü sattığını, buna karşılık yeni alımların sınırlı kaldığını kaydetti.
12 bin dolarlık fark eksi 300 dolara indi
Yıldırımtürk’ün verdiği bilgilere göre, geçen yıl eylül ayında Türkiye ile uluslararası piyasa arasındaki altın fiyat farkı kilogram başına 12 bin dolara kadar çıkmıştı.
Bu fark 2026 yılının başında 5 bin dolara, daha sonra 1.500 dolara, yaz aylarında ise 500-700 dolar aralığına kadar geriledi.
Son dönemde ise fiyat farkı eksi 300 dolara kadar düştü.
Yıldırımtürk, altın fiyatları gerilediğinde yatırımcı ilgisinin azaldığını, yükselişlerde ise talebin yeniden canlandığını belirtti.
Standart altın ile standart dışı altında 1.000 dolarlık makas
Türkiye’de altının dünya fiyatının altına inmesi, altını yurt dışında veya İstanbul Altın Borsası üzerinden değerlendirmek isteyenlerin ilgisini artırdı.
Bu işlemlerde sertifikalı standart altına yönelimin artmasıyla birlikte standart ve standart dışı altın arasında kilogram başına yaklaşık 1.000 dolarlık yeni bir fiyat farkı oluştuğu belirtildi.
Yıldırımtürk, bu fiyatlamanın sürdürülebilir olmadığını ve temel nedenin piyasadaki likidite sıkışıklığı olduğunu ifade etti.
Kuyumcu esnafında nakit sıkışıklığı
Altın ve mücevher sektöründeki durgunluğun kuyumcu esnafının nakit akışını da etkilediği belirtiliyor.
Yıldırımtürk, bazı esnafın birbirinden 20 bin TL seviyesinde borç istemeye başladığını söyledi.
Yüksek kira, işçilik ve vergi maliyetlerinin sektörü zorladığını ifade eden Yıldırımtürk, sektörde işten çıkarımların arttığını ve yaklaşık yüzde 20 oranında boşalma yaşandığını belirtti.
Düğün sezonu beklenen hareketliliği getirmedi
Düğün sezonunun da bu yıl kuyumcu piyasasında beklenen canlılığı oluşturmadığı ifade ediliyor.
Altın fiyatlarının hane halkı bütçesine göre yüksek seviyelerde kalması nedeniyle düğünlerde alınan altın miktarının azaldığı belirtiliyor.
İTO Kuyumculuk Meslek Komitesi Meclis Üyesi Ömer Dinçel, ekonomik sıkıntılar ve parasal sıkılaşma nedeniyle İstanbul piyasasında belirgin bir durgunluk yaşandığını söyledi.
Dinçel, geçen yıla göre takı satışlarının yarıdan fazla azaldığını, yatırım amaçlı ürünlerdeki düşüşün ise daha sınırlı kaldığını ifade etti.
Negatif makas ihracatçıya kısa vadeli avantaj sağlıyor
Mücevher İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Özcan da iç piyasa ile uluslararası piyasa arasındaki negatif farkın temel nedeninin iç talepteki zayıflama olduğunu belirtti.
Dolar likiditesindeki sıkışıklığın da fiyatlamayı etkilediğini ifade eden Özcan, Türkiye’de altının dünya fiyatından daha ucuz hale gelmesinin stok satışlarında ve yolcu beraberinde yapılan ihracatta kısa vadeli avantaj sağlayabildiğini kaydetti.
Ancak siparişe dayalı üretim yapan firmalar açısından durumun farklı olduğu belirtiliyor.
Siparişin alınmasıyla ürünün gönderilmesi arasında yaklaşık 45 günlük süre bulunması nedeniyle fiyat farkındaki oynaklık, firmaların maliyet, satış fiyatı ve kâr marjını hesaplamasını zorlaştırıyor.
Fiyat farkı yeniden pozitife dönebilir
Mehmet Ali Yıldırımtürk, Türkiye’deki negatif fiyat farkının kalıcı olmayabileceğini belirtti.
Mevcut satışların piyasadaki altın arzını geçici olarak artırdığını ifade eden Yıldırımtürk, yeni altın girişinin sınırlı kalması ve talebin yeniden canlanması halinde makasın tekrar Türkiye aleyhine dönebileceğini söyledi.
Yıldırımtürk, eylül-ekim döneminde kilogram başına 500, 1.000 hatta 1.500 dolarlık pozitif fark oluşabileceğini öngördü.
Dubai üzerinden altın girişinin durmuş olması da arz tarafındaki önemli risklerden biri olarak gösterildi.

