Kocaeli Sanayi Odası ve İktisadi Kalkınma Vakfı Başkanı Dr. Ayhan Zeytinoğlu, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in otomotiv sektörüne ilişkin “Made in Europe” uzlaşısının Türkiye’yi dışarıda bırakmasına tepki gösterdi.
Otomotivde yüzde 70 Avrupa üretimi şartı
Fransa ve Almanya’nın vardığı yaklaşım henüz nihai bir AB düzenlemesi niteliğinde bulunmuyor. Taslağın yürürlüğe girebilmesi için Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi süreçlerinden geçmesi gerekiyor.
Uzlaşı; otomotiv sektöründeki 2035 emisyon hedeflerinin yanı sıra kamu teşvikleri ve kamu alımlarında Avrupa üretimini destekleyen kriterleri içeriyor. Hazırlanan modele göre, batarya hariç araç komponentlerinin değer bakımından en az yüzde 70’inin kapsama alınan Avrupa ülkelerinde üretilmesi planlanıyor. Birleşik Krallık’ın belirli şartlarla sisteme dahil edilmesi değerlendirilirken Türkiye mevcut çerçevede kapsam dışında kalıyor.
“Bizim açımızdan kabul edilemez”
Zeytinoğlu, Fransa-Almanya uzlaşmasına ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve Federal Almanya Başbakanı Merz’in otomotiv sektöründe ‘Made in Europe’ kapsamı konusunda vardıkları uzlaşı Türkiye’yi dışlaması sebebiyle son derecede düşündürücü ve bizim açımızdan kabul edilemez. Bu uzlaşıya göre otomotiv için kamu ihaleleri ve kamu teşvikleri AB’nin 27 üyesi, Birleşik Krallık ve Avrupa Ekonomik Alanı ülkeleri ile sınırlı olacak. Araç komponentlerinin, batarya hariç, yüzde 70 oranında AB ve kapsama dahil edilen ülkelerde üretilmesi şartı getiriliyor. Kapsama dahil olmanın karşılığında Birleşik Krallık’ın AB’nin gümrük tarifeleri, ticaret korunma önlemleri ve yabancı sübvansiyon tarama uygulamalarına da uyum sağlama koşulunu yerine getirmesi gerekiyor.”
“Otomotiv ihracatımızın yüzde 73’ü AB’ye gidiyor”
Türkiye’nin otomotiv ihracatının yüzde 73’ünün AB pazarına yöneldiğini belirten Zeytinoğlu, düzenlemenin bu haliyle uygulanmasının ticaret ve ihracat açısından ciddi risk yaratacağını söyledi.
“Türkiye’nin toplam otomotiv ihracatının yüzde 73’ü AB’ye gidiyor. AB pazarında ‘Made in Europe’ engeli ile karşılaşmamız AB ile ticaretimize ve ihracatımıza büyük zarar verecek. Süreç henüz tamamlanmadı. Taslağın yasalaşması için Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi’nin onayı gerekiyor. Ancak iki lider ülkenin bu uzlaşısı süreç üzerinde önemli etkiye sahip.”
2035 emisyon hedefinde yüzde 90 seçeneği
Fransa ve Almanya’nın ortak yaklaşımındaki bir diğer başlık, otomobiller için 2035 emisyon hedefi oldu. İki ülke, 2021 seviyelerine göre yeni otomobillerde karbondioksit emisyonlarının 2035 yılına kadar yüzde 90 azaltılmasını öngören bir model üzerinde duruyor.
Bu öneri, mevcut yüzde 100 azaltım hedefinin esnetilmesi anlamına geliyor. Ancak değişikliklerin kesinleşmesi için AB düzeyindeki yasama sürecinin tamamlanması gerekiyor.
“Gümrük Birliği ile bağdaşmaz”
Türkiye’nin “Made in Europe” kapsamına alınmamasını Türkiye-AB Gümrük Birliği bakımından da değerlendiren Zeytinoğlu, Türkiye’nin AB’nin ortak gümrük tarifesi ve dış ticaret tedbirlerine uyum sağladığını hatırlattı.
“1/95 sayılı Ortaklık Konseyi kararı ile yürürlüğe giren gümrük birliği, Türkiye ile AB arasında sanayi mallarında serbest dolaşımı getirirken, Türkiye’nin AB dış ticaret politikası ve önlemlerine uyumunu öngörüyor. Gümrük birliği kamu alımlarını kapsamıyor. AB’nin kamu alımlarına dahil olabilmek için Türkiye’nin de kamu ihalelerini AB’ye açması ve AB ile ikili anlaşma yapması gerekiyor ki bu konuda ilk adım atıldı. Ancak Fransa ve Almanya’nın Birleşik Krallık’ı ‘Made in Europe’ kapsamına dahil ederken getirdikleri tarife ve ticari korunma önlemlerine uyum şartı zaten gümrük birliği çerçevesinin de bir parçası. Türkiye’nin AB dış ticaret önlemlerine ve ortak gümrük tarifesine uyum sağlaması gerekiyor. Son dönemde gümrük birliğindeki bu uyum özellikle AB’nin STA sayısının giderek artması ve 80 ülkeye ulaşması ile bozulmuştu.”
“Türkiye’nin hakları korunmalı”
Türkiye’nin dışlanması halinde hukuki yolların değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Zeytinoğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Gümrük birliğinde olan bir ülkenin kapsam dışında ele alınması kabul edilemez. Gerekirse Avrupa Adalet Divanı ve Dünya Ticaret Örgütü tahkim mekanizması gibi yollara gidilerek gümrük birliği ile kazandığımız haklar korunmalı ve dışlanmaya izin verilmemelidir. Türkiye, AB üyesi olmadan gümrük birliğine giren ve uygulayan tek büyük ekonomidir. Türkiye dışında sadece San Marino ve Andorra gümrük birliği ortağıdır. Ülkemiz bugüne kadar özellikle Kıbrıs meselesine ilişkin olarak karşısına çıkarılan engellere rağmen, gümrük birliğine bağlı kalmış ve 350 milyar avroya yakın ticaret açığı vermiştir. Buna rağmen AB’nin yegâne gümrük birliği partnerine böyle bir dışlamada bulunması hiçbir şekilde iyi niyetle bağdaşmaz.”
“Taslağın yasalaşması beklenmemeli”
Zeytinoğlu, Türkiye’nin karşılıklılık ilkesini güçlendirecek adımları düzenleme yasalaşmadan atması gerektiğini belirtti.
“Taslağın yasalaşmasını beklemeden, Türkiye kamu alımları piyasasında mütekabiliyeti yerine getirmeli ve AB’nin dış ticaret politikası ve ticari korunma önlemlerine ilişkin olarak eksiklik ve uyumsuzlukları gidermeli, iyileştirme ve reform adımlarını AB tarafına ileterek adil muamele talebinde bulunmalıdır.”
AB Sanayi Hızlandırıcı Yasası’na ilişkin görüşmeler sürerken, otomotiv sektöründeki “Made in Europe” kriterlerinin son kapsamı Avrupa Parlamentosu ve üye ülkelerin yürüteceği süreç sonunda netleşecek.

