TÜSAD verilerine göre Türkiye’de saat sektörünün 2025 itibarıyla yaklaşık 1,5 milyar dolarlık hacme ulaştığı tahmin edilirken, ülkede yılda 7,5-8 milyon saat satılıyor.
Saat pazarı 2028’de 2,35 milyar doları görebilir
Sektör temsilcileri, Türkiye’deki saat pazarının büyümesini sürdürerek 2028 yılında 2,35 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşabileceğini öngörüyor.
İthalat 525,4 milyon dolara yükseldi
Türkiye’nin saat ithalatı 2025’te önceki yıla kıyasla yüzde 14,7 artış göstererek 525,4 milyon dolara çıktı. İthal edilen saat sayısı da yüzde 1,5 yükselerek 7,57 milyon adede ulaştı.
Sektörün, 2026 yılı sonunda saat ithalatı değerinin yaklaşık 600 milyon dolara çıkmasını beklediği belirtiliyor. Türkiye aynı dönemde 41,4 milyon dolarlık saat ihracatı yaptı. İhraç edilen saat miktarı ise 349 bin 608 olarak kayıtlara geçti.
İsviçre yüksek değerli ürünlerle öne çıktı
2025’te Türkiye’nin saat ithalatının değer bakımından yüzde 71,3’ünü İsviçre kaynaklı ürünler oluşturdu. Ancak İsviçre’nin toplam ithalattaki adet payı yüzde 6,8’de kaldı.
Bu veriler, İsviçre menşeli saatlerin çoğunlukla daha yüksek fiyat grubunda yer almasının ithalat değerindeki etkisini ortaya koydu. Türkiye’de saatlerin büyük bölümü İsviçre, Çin, Japonya ve Almanya’dan getiriliyor. Yerli üretimin ise oldukça sınırlı olduğu ifade ediliyor.
“Türkiye iyi pazarlardan bir tanesi”
TÜSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Aydın, Türkiye’de kadın ve erkeklerin saate ilgisinin yüksek olduğunu belirtti.
Aydın, “Hediye anlamında da ciddi ilgi var. Artık her markanın bir hikayesi de olduğu için bu hikayeyle birlikte saatler epey rağbet görüyor. Bu nedenle Türkiye iyi pazarlardan bir tanesi” dedi.
Ülke genelinde 8 bin mağaza faaliyet gösteriyor
Sektör verilerine göre Türkiye’de yaklaşık 8 bin saat satış ve tamir mağazası bulunuyor. İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya, Adana ve Bursa gibi büyük kentlerde yüksek fiyatlı saatlere talebin daha fazla olduğu belirtiliyor.
İsviçre ve Japonya menşeli ürünlerin özellikle üst fiyat grubunda öne çıktığı aktarılıyor.
Vintage ve mikro markalara ilgi yükseliyor
İstanbul Ticaret Odası Gözlükçülük ve Saatçilik Meslek Komitesi Meclis Üyesi Çağrı Gündoğdu, tüketici tercihlerinde iki eğilimin dikkat çektiğini söyledi.
Gündoğdu, bunlardan ilkinin vintage saatlere yöneliş olduğunu belirterek, “Dünyada teknolojisi eski olup talebi büyük olan tek sektör saat sektörü” değerlendirmesinde bulundu.
İkinci eğilimin küçük ve bağımsız üreticilerin oluşturduğu mikro markalar olduğunu ifade eden Gündoğdu, bu markaların farklı tasarımları ve mekanik ağırlıklı koleksiyonlarıyla geleneksel üreticilere alternatif sunduğunu kaydetti.
Dünya Saatçilik Günü’nün temeli İstanbul’da atıldı
Dünya Saatçilik Günü’nün 10 Ekim’de kutlanmasının nedeni, saat reklamlarında akrep ve yelkovanın çoğunlukla 10’u 10 geçe konumunda gösterilmesi olarak açıklanıyor.
Türkiye’de 10 Ekim’in Dünya Saatçilik Günü olması önerisi Ekim 2024’te İstanbul Ticaret Odasında gündeme geldi. Girişim, Nisan 2025’te Cenevre’de gerçekleştirilen Watches and Wonders etkinliğinde uluslararası olarak duyuruldu. İlk Dünya Saatçilik Günü ise 10 Ekim 2025’te kutlandı.
Dünya Saatçilik Günü’nün resmi platformuna göre 2025’teki ilk etkinlik 25’ten fazla ülkede düzenlendi ve dijital içeriklerle birlikte 6 milyondan fazla kişiye ulaştı. 2026 etkinlikleri kapsamında İstanbul da yer aldı.
Gün henüz UNESCO tarafından tanınmıyor
World Watch Day organizasyonu, 10 Ekim Dünya Saatçilik Günü’nün henüz Birleşmiş Milletler veya UNESCO tarafından resmi uluslararası gün olarak kabul edilmediğini açıkladı.
Organizasyon, resmi tanınma süreci için çalışmaların devam ettiğini belirtiyor.
İstanbul’da saatçilik lisesi açılması hedefleniyor
Sektörün öncelikli konularından biri de nitelikli çalışan ihtiyacı. Çağrı Gündoğdu, Bursa’da lise seviyesinde saatçilik eğitimi alan öğrencilerin bulunduğunu, İstanbul’da da benzer bir okul açılmasının amaçlandığını söyledi.
Gündoğdu ayrıca üniversitelerde iki yıllık teknik saatçilik bölümlerinin kurulmasının, sektöre teknisyen ve servis çalışanı kazandırılması açısından önem taşıyabileceğini ifade etti.

