Bankaların ATM’ler üzerinden gram altın satışına geçişi, fiziki altına ulaşımı yeni bir boyuta taşıyor. Piyasa uzmanı İslam Memiş, bu sistemi değerlendirirken özellikle günün farklı saatlerinde acil altın talebi olan vatandaşlar için kolaylık sağlayabileceğini söyledi.
Memiş, buna karşılık yatırımcıların ATM’den altın alırken bankaların uyguladığı alış-satış farkını dikkatle incelemesi gerektiğini vurguladı.
“Uzun yıllardır konuşuluyordu”
ATM’den gram altın satışının tamamen yeni bir fikir olmadığını ifade eden Memiş, bu uygulamanın geçmiş yıllarda da gündeme geldiğini ve sınırlı biçimde denendiğini belirtti. Benzer sistemlerde sahte altınların gerçek ürünlerle değiştirilmesi gibi dolandırıcılık olaylarının yaşandığını aktardı. Bankaların ise yeni dönemde artan güvenlik önlemleri ve korunaklı ambalajlama yöntemleriyle bu riskleri azaltmayı hedeflediğini belirtti.
Kuyumcuları doğrudan etkilemeyeceğini söyledi
Uygulamanın kuyumculuk sektörünü doğrudan daraltacağını düşünmediğini ifade eden Memiş, ATM’lerden altın satışının daha çok düğün, nişan veya benzeri durumlarda ortaya çıkan acil fiziki altın ihtiyaçlarına cevap vereceğini kaydetti. Yatırım amaçlı düzenli altın alımlarında kuyumcular ve diğer geleneksel satış kanalları önemini korumaya devam edecek.
Bankalarda makas 250 liraya çıkabiliyor
Memiş’in dikkat çektiği en kritik konu, bankaların altın alış ve satış fiyatları arasındaki fark oldu. Gram altında uygulanan makas aralığının 200-250 liraya kadar çıkabildiğini belirten Memiş, Kapalıçarşı’da bu farkın yaklaşık 50 lira seviyesinde olduğunu ifade etti. Bu yüzden ATM üzerinden alınan altının kısa süre içinde yeniden satılması gerektiğinde yatırımcının yüksek maliyetle karşılaşabileceğini söyledi.
Her ATM’de bulunmayacak
ATM üzerinden fiziki altın satışının ilk aşamada sınırlı sayıda cihazda sunulması bekleniyor. İşlem yapılabilmesi için ilgili bankanın müşterisi olma şartı da uygulanabilir. Sistemin öne çıkan yönleri arasında günün her saatinde altına ulaşım, işlemin hızlı tamamlanması ve paketli ürün sunulması yer alırken, yüksek alış-satış farkı, sınırlı erişim ve kısa vadeli işlemlerde doğabilecek maliyetler ise dezavantajlar olarak öne çıkıyor.
Portföy çeşitlendirme çağrısı
Küresel piyasalardaki belirsizliklerin sürdüğünü belirten Memiş, yatırımcıların kısa vadeli alım-satımlardan kaçınmaları gerektiğini savundu. Birikimlerin tek bir yatırım aracında yoğunlaştırılmaması gerektiğini ifade eden Memiş, uzun vadeli ve çeşitlendirilmiş bir portföy yaklaşımının daha dengeli olacağını söyledi.
Altında merkez bankaları izlenecek
Ons altında 4.000-4.200 dolar aralığının önemini koruduğunu belirten Memiş, jeopolitik gelişmeler ile merkez bankalarının faiz kararlarının fiyatlar üzerinde belirleyici olacağını ifade etti. ABD Merkez Bankası, İngiltere Merkez Bankası ve Japonya Merkez Bankasından gelecek kararların yatırımcılar tarafından yakından izleneceğini söyleyen Memiş, jeopolitik risklerin sürmesi hâlinde altının uzun vadeli yükseliş beklentisini koruyabileceğini dile getirdi.
Petrol için iki farklı senaryo
Brent petrolün 80-90 dolar aralığında dalgalandığını belirten Memiş, jeopolitik gerilimlerin azalması durumunda fiyatların 70 dolar seviyesine gerileyebileceğini söyledi. Çatışmaların sürmesi hâlinde ise petrol fiyatlarının yeniden 100 dolar seviyesine yaklaşabileceğini ifade etti.
CATEGORY: ekonomi

