Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) haziran ayı enflasyon verilerini açıklamasının ardından Hürriyetçi Sağlık Sen Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çeker yazılı bir açıklama yaptı. Kamu çalışanları ile emekli memurların yüksek enflasyon karşısında çaresiz bırakıldığını belirten Çeker, toplu sözleşme masasındaki konfederasyonları da eleştirdi. TÜİK, İstanbul Ticaret Odası (İTO) ve Enflasyon Araştırma Grubunun (ENAG) açıkladığı haziran verilerini değerlendirirken kurumlar arasındaki hesaplama farkına dikkat çekti.
TÜİK’in haziran ayı enflasyonunu yüzde 0,99, yıllık enflasyonu yüzde 32,11 olarak açıkladığını hatırlatan Çeker, 12 aylık ortalamalara göre değişimin yüzde 32,03 olduğunu belirtti.
Veri karşılaştırmaları ve sonuçları
İTO’nun haziran ayındaki aylık enflasyonu yüzde 2,06, yıllık enflasyonu yüzde 35,20 olarak hesapladığını aktaran Çeker, 12 aylık ortalamalara göre değişim oranının ise yüzde 37,73 olduğunu kaydetti. ENAG’ın verilerine de değinen Çeker, E-TÜFE’nin haziran ayında yüzde 1,94 arttığını, son 12 aylık artış oranının ise yüzde 51,49 olarak gerçekleştiğini ifade etti.
“Resmi verilerle hayat pahalılığı arasında uçurum var”
TÜİK tarafından açıklanan verilerin kamu çalışanlarının yaşadığı ekonomik tabloyu değiştirmediğini belirten Çeker, vatandaşların pazarda, markette ve mutfakta karşılaştığı fiyatlarla resmî rakamlar arasında büyük fark bulunduğunu savundu. Kamu çalışanlarının maaşlarıyla ay sonunu getiremediğini dile getiren Çeker, “Barınma giderleri katlandı, gıda fiyatları sürekli arttı. Ulaşım, enerji ve temel ihtiyaç harcamaları maaş artışlarının çok üzerine çıktı. Buna rağmen memura verilen artış gerçek enflasyonun gerisinde kaldı, refah payı ise sembolik düzeyde bırakıldı.” dedi.
“Refah payı yüzde 0,43’te kaldı”
Memurların 2026 yılının ikinci yarısı için yüzde 13,51 oranında maaş artışı aldığını belirten Çeker, bunun yüzde 7’lik toplu sözleşme zammı ile yüzde 6,08’lik enflasyon farkından oluştuğunu söyledi. Çeker, çalışanlara verilen refah payının yüzde 0,43’te kaldığını ileri sürerek, “Enflasyon artışlarıyla kamu çalışanlarına yapılan zamlar kıyaslandığında çalışanlar sürekli olarak enflasyona yenik düşmektedir.” ifadelerini kullandı.
Toplu Sözleşme Masasına Tepki
İki yılda bir gerçekleştirilen toplu sözleşme görüşmelerinin 1 Ağustos’ta başlayıp 30 Ağustos’ta sona erdiğini hatırlatan Çeker, masada yetkili olarak bulunan konfederasyon ile gözlemci konfederasyonların kamu çalışanlarının ekonomik ve sosyal sorunlarını görmezden geldiğini ifade etti. Çeker, “Kamu çalışanları ve emekli memurlar, yaşanan yüksek enflasyon karşısında çaresiz durumdadır. Maaş artışları enflasyonun hızına yetişemediği için çalışanlar her geçen gün daha da yoksullaşmaktadır.” dedi.
“Çalışanlar emekli olmaya cesaret edemiyor”
Emeklilik hakkını kazanan birçok kamu çalışanının maaşında ciddi düşüş yaşanacağı endişesiyle emekli olamadığını belirten Çeker, sorunların giderek büyüdüğünü söyledi.
2010 yılından bu yana toplu sözleşme masasında bulunan yetkili ve gözlemci konfederasyonları yaşanan sorunlardan sorumlu tutan Çeker, açıklamasını, “Mazlumun ahı indirir şahı. Kamu çalışanları, kendi hakları için mücadele etmeyenlere ah etmektedir.” sözleriyle tamamladı.

