Sermaye piyasalarındaki işlemlere ilişkin yürütülen ve kamuoyunda “fon krizi” olarak adlandırılan süreçte siyasi tartışmalar sürüyor. Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, İsviçre’deki bir bankaya gönderilmek istendiğini belirttiği paraya ilişkin yeni bir iddia gündeme getirirken, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel de soruşturmanın fonların kurulduğu döneme kadar genişletilmesi ve haksız kazanç sağladığı tespit edilen kişilerden tahsilat yapılması gerektiğini savundu. Özgür Özel’in YENİ Parti Genel Başkanlığı görevi TBMM kayıtlarında da yer alıyor.
Özdağ’dan İsviçre bankası iddiası
Partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında konuşan Ümit Özdağ, İsviçre’de çalışan bir bankacı arkadaşından bilgi aldığını belirterek, Türkiye’den bir devlet görevlisine ait olduğu öne sürülen yüksek miktardaki paranın İsviçre’deki bir bankaya yatırılmak istendiğini iddia etti.
Özdağ şu ifadeleri kullandı:
“İsviçre’de bir bankaya Türkiye’den büyük bir miktar, bir devlet görevlisine ait para yatırılmak istenmiş. Banka da sormuş, ‘Bunun kaynağı ne?’ diye. Fon geliri olduğu ibraz edilince İsviçre Bankası da bunu şüpheli bulmuş ve Morgan Stanley’e iletmiş. Morgan Stanley de bunun üzerine konuyu daha ayrıntılı tetkik etmiş.” Özdağ daha sonra, “Yani sorunu herkes içeride ve dışarıda biliyor. Buna rağmen de önlem alınmıyor. Kriz büyüyor” değerlendirmesinde bulundu. Özdağ açıklamasında söz konusu devlet görevlisinin kimliğini, paranın miktarını veya ilgili İsviçre bankasının adını paylaşmadı.
SPK, 2025’in son çeyreğindeki hareketleri doğruladı
Özdağ, fonlardaki olağan dışı fiyat hareketlerinin kamu kurumları tarafından daha önce fark edildiğini de savundu. Bu başlığın bir bölümü SPK’nın resmî açıklamasıyla örtüşüyor. Sermaye Piyasası Kurulu, 18 Eylül’de yaptığı açıklamada 2025’in son çeyreğinde özellikle serbest yatırım fonları ve para piyasası fonları üzerinden bazı düşük fiili dolaşımlı paylarda, şirketlerin temel finansal büyüklükleriyle açıklanamayacak fiyat hareketleri gözlemlendiğini bildirdi. SPK ayrıca söz konusu gelişmelerin 2 Aralık 2025 tarihli Finansal İstikrar Komitesi toplantısında gündeme geldiğini ve alınabilecek makroihtiyati tedbirler konusunda tavsiye kararı verildiğini açıkladı. Kurul, yatırım fonlarına ilişkin rehberi de 28 Ağustos 2026’da güncelledi.
Özel: “Asrın soygunu, yolsuzluğu ve dolandırıcılığı ile karşı karşıyayız”
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel ise 10 Ekim Ankara Gar Katliamı davasının duruşmasının ardından yaptığı açıklamada fon krizine ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözlerine yanıt verdi.
Özel şöyle konuştu:
“Değerli arkadaşlar biraz önce içeride de konuşuldu, hemen hemen hemen insanlığa karşı işlenen suçlar konuşulduğunda hep söylenir. Bir yerde insanlığa karşı bir suç işleniyorsa ya devlet yoktur ya devlet çoktur denir. Burada devletin sorumluluğunu tartışmak için çok önemli bir nokta, bunu hatırlatalım. Şimdi burada Türkiye’de yine devletin yok olduğu, ya da çok olduğu bir konuyla karşı karşıyayız. Burada da devlet çok. Devlette görev almış olan, hükümette görev almış olan, sarayda görev almış olan çok sayıda kişinin içinde olduğu, onlar içinde olduğu için insanlara güven telkin edilen, 7 milyon yatırımcının 3,5 milyonu, yarısı Türkiye’de 10 bin liranın altında küçük paralarla ‘Acaba borsada bir şeyler elde edebilir miyim de borcumu ödeyebilir miyim, kredi kartımı ödeyebilir miyim, kiramı ödeyebilir miyim?’ diyen, bir umutla buraya parasını koymuş 2 milyon kişiyi etkileyecek, 455 bin tekil kullanıcıyı soydular. Bu asrın soygunu, asrın yolsuzluğu, asrın dolandırıcılığı ile karşı karşıyayız. Bu konuya Ekonomiye Eşgüdüm Konseyiimiz büyük bir dikkatle yaklaşıyor. Burada iki tane olaya dikkat çekmek isterim.”
Erdoğan’ın açıklamasına yanıt verdi
Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fon sorunlarının finansal sistemin tamamı için risk oluşturmadığı yönündeki değerlendirmesine de tepki gösterdi.
Özel şöyle devam etti:
“Bir tanesi dün Sayın Erdoğan’ın yapmış olduğu açıklama. Türkiye’nin ekonomisi güçlüymüş, Türkiye’de riskler yokmuş, borsa güvenliymiş ve Türkiye bu anlamda güvenilir bir ülkeymiş. Ya nasıl güvenilir bir ülke? Memlekette 2 milyon kişiyi göz göre göre dolandırdılar. Hem de sizin sağınızda, solunuzda, yanınızda, kabinenizde bulunan kişilerin ‘Efendim TERA Fon’da paralarını değerlendiriyorlar, TERA Fon onların, yönetimi onların’ deyip onlara güvenen, bilhassa size çok yakın, oyunu çoğu size veren insanlar size güvendiler, buraya para koydular ve düpedüz soyuldular. Bu insanlar açısından neresi güvende? 2 milyon kişinin küçücük birikimlerinin ya da belli birikimlerinin ortadan kaldırıldığı bir durum var.”
MASAK’a çağrıda bulundu
Özel, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile MASAK’ın soruşturmadaki rolüne ilişkin de değerlendirmelerde bulundu:
“Burada Maliye Bakanına ve ona bağlı MASAK’a çok önemli görev düşüyor. MASAK’ın hızlı bir şekilde üzerine düşeni yapması gerekiyor. Biz kapalı dönemle ilgili işlem yapanların MASAK tarafından savcılığa bildirilmesi gerektiğini söylemiştik. O konuda olumlu bir gelişme oldu. Onu yakından takip ederken, bugün sabah Adalet Bakanı, ki adalet bürokrasisi bu fonla çok ilişkilendiriliyor. Birtakım isimler var, bunları ileride enine boyuna tartışacağız, konuşacağız. Onların MASAK raporlarında yer alıp almaması önemli. Şimdi bir asgari ve sivil casusluk davası açıp, içinde eski MASAK başkanlarını, MASAK çalışanlarını anarak bu soruşturmanın yürütülmekte olan soruşturmayla zamanlaması manidar bir hamle yapıyor. Buna dikkat çekmek lazım, bunun altını çizmek lazım.”
“Tahsil edilip mağdurlara paylaştırılmalı”
YENİ Parti lideri Özel, soruşturmanın fonların ilk işlemlerine kadar genişletilmesi gerektiğini savunarak şu çağrıyı yaptı:
“Bu iş kime ulaşıyorsa ulaşsın, mutlaka bunun hesabının verilmesi gerekiyor. Bu dönemde, yani 2024’ten sonrasına değil; fonun kurulduğu günden itibaren, fonun kurulduğu 2021’den, ilk işlemden itibaren bakmak gerekiyor. Kimseleri kenarda tutmak, gizli tutmamak gerekiyor. Bir daha somut önerimizi tekrarlıyoruz. Nasıl Amerika bu meseleyi geçmişte bu parayı kazananlardan bu paraları tahsil edip mağdurlara dağıttı ve sorunu çözdüyse; aynı şekilde bu sorunun Türkiye’de de çözülmesi lazım. Geçmişte buradan o büyük paraları kazanan AK Parti’nin içindeki kişilerin her birisinden mal varlıkları ile birlikte bunun tahsil edilip, mağdurlara paylaştırılması gerekiyor.”
Erdoğan: “Sorumluluğu olan kim varsa hesap sorulacak”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise bir gün önce yaptığı açıklamada fonlardaki sorunun finansal sistemin tamamını kapsamadığını belirterek şu ifadeleri kullanmıştı:
“Sermaye piyasalarının sınırlı bir alanında, belli sayıda fonda ortaya çıkan bir sorundan söz ediyoruz. Yani ne finansal sistemimize ne Türkiye ekonomisine yönelik bir risk söz konusu değil. Bunu, piyasanın tamamına dair bir problem olarak resmetmek, Türk Borsasına yapılmış bir haksızlık olur. Sermaye piyasası ilkeleri ve hukuk çerçevesinde gerekli her türlü adım atılıyor ve atılacak. İlgili kurumlarımız meselenin üzerine kararlılıkla gidiyor. Yargımız aynı şekilde kapsamlı bir soruşturma başlattı; bazı gözaltılar ve tutuklamalar oldu.
Şunun bilinmesini isterim: Sorumluluğu olan kim varsa, bunlardan hukuk önünde hesap sorulacaktır. Bu konuda en küçük bir tereddüt olmamalıdır. Ne uğruna olursa olsun kimsenin selden kütük kapma yarışına girmeye, insanımızı tedirgin etmeye hakkı yoktur. Tabii, sürecin, sermaye piyasalarının yapısı gereği hem şeffaf hem de son derece hassas yürütülmesi önemlidir. Bizim de talimatımız bu yöndedir. Ayrıca benzer bir problemin tekrar yaşanmaması için hukuki ve idari düzenlemeler dahil, hangi tedbirlere ihtiyaç duyuluyorsa, bunların da hayata geçirilmesini sağlayacağız.” Erdoğan, yaşanan sorunun Türkiye ekonomisi açısından sistemik risk oluşturmadığını savunurken hukuki ve idari yeni tedbirlerin de gündeme alınacağını söyledi.
Soruşturmada tutuklu sayısı 45’e çıktı
Cümleler ve iddialar doğrultusunda süreç sürerken adli soruşturma da genişlemeye devam etti. İ

